ercument_onat_1

Hobileriniz nedir diye bir soru sorduğumuzda, ülkemizde alacağınız ilk cevap spor olacaktır. Ama hangi spor dalıyla ilgileniyorsunuz diye soruyu ilerlettiğimizde cevap tartışmasız futbol ’dur. Futboldan anladığımız ise genellikle üç büyük takımın taraftarı olmamız yeterlidir. Tüm kadroyu saymak, teknik direktörlerin taktik anlayışları üzerine uzun uzadıya sohbet etmek, özellikle derbi maçlarından sonra maç kritikleri yapmak en büyük marifetimizdir. Biraz daha fazla futbol diyenlerin ise yaptıkları en büyük aktivite halı saha maçlarıdır.

Bu durum basınımıza da yansımıştır. Gazetelerin spor sayfalarını açtığımızda sayfanın tamamı futbolla ilgilidir ve hatta biraz da magazin sayfalarına doğru da taşmıştır. Sadece spor gazetesi olduğunu iddia eden gazeteler ise aslında futbol gazeteleridir. Diğer spor kollarıyla ilgilenen insanlarımız ise çok ama çok azınlıktadır ( Eurosport’ ta Fransa Açık tenis müsabakalarını seyredenleri bu azınlıktan saymıyorum).

Türkiye’de diğer spor kollarının da sevdirilmesi, bilinçlendirilmesi için çabalar olmuştur. Bu çabalar kapsamında en büyük atılım 1938 tarihli 3530 sayılı “Beden Terbiyesi Kanunu ”dur. Bu yasaya göre gençlerimizin spor yapmaları mecburi olmakta ve gençlerimizin hangi  spor kollarına yönlendirilmesi planlanması ve uygulamasının usulleri anlatılmıştır. Ayrıca yüce önder Atatürk’ün de kürek çekerken resmi de insanların özendirilmesi için yapılan çabaların başında gelir.

Yakın tarihimizde de bu çabalar vardır. Hatırlarsanız Kenan Onuk Türkiye’de uzun bir süre tek popüler spor olan futboldan ziyade özellikle 90’lı yılların başlangıcıyla artan özel televizyonların da etkisiyle Türk spor dünyasını yeni spor türleriyle tanıştırmaya gayret etmiştir. Basketbol ‘da Murat Murathanoğlu ile bu sporun Türkiye’de gelişmesinde önemli rol almış, atletizm, buz pateni ve birçok amatör spor türlerini Türk insanına tanıtmıştır. Ancak bu çabalar da yeterli gelmemekte münferit kalmaktadır.

Futbol dışı spor türlerinde bu sorun var iken, deniz ülkesi olarak övündüğümüz ülkemizde kürek yelken gibi su sporları deniz kıyısı şehirlerde yaşayan insanlarda bile bilinmemektedir.

Geçmişten bugüne kürek sporunun tanıtılmasına yönelik birçok çabalar olmuştur. Kimi zaman sponsor kavramının geliştirilmesi, kimi zaman insanların bilinçlendirilmesi için çabalarla ilgili öneriler de yazılabilir, bu çabaların hepsi kıymetlidir. Ancak münferit kalmaması önemlidir.

Son zamanlarda özellikle sosyal medya üzerinden diğer birçok branş olduğu gibi kürek için de ciddi çabalar vardır, bu çabalara bu spora gönül veren herkesin azami ölçüde katkıda bulunması bir fırsattır.